Ayetbul.net
📖 Sure Seç
Sure seç
Fatiha suresi
Bakara suresi
Ali İmran suresi
Nisa suresi
Maide suresi
Enam suresi
Araf suresi
Enfal suresi
Tevbe suresi
Yunus suresi
Hud suresi
Yusuf suresi
Rad suresi
İbrahim suresi
Hicr suresi
Nahl suresi
İsra suresi
Kehf suresi
Meryem suresi
Taha suresi
Enbiya suresi
Hac suresi
Müminun suresi
Nur suresi
Furkan suresi
Şuara suresi
Neml suresi
Kasas suresi
Ankebut suresi
Rum suresi
Lokman suresi
Secde suresi
Ahzab suresi
Sebe suresi
Fatır suresi
Yasin suresi
Saffat suresi
Sad suresi
Zümer suresi
Mümin suresi
Fussilet suresi
Şura suresi
Zuhruf suresi
Duhan suresi
Casiye suresi
Ahkaf suresi
Muhammed suresi
Fetih suresi
Hucurat suresi
Kaf suresi
Zariyat suresi
Tur suresi
Necm suresi
Kamer suresi
Rahman suresi
Vakıa suresi
Hadid suresi
Mücadele suresi
Haşr suresi
Mümtehine suresi
Saff suresi
Cuma suresi
Münafikun suresi
Tegabun suresi
Talak suresi
Tahrim suresi
Mülk suresi
Kalem suresi
Hakka suresi
Mearic suresi
Nuh suresi
Cin suresi
Müzzemmil suresi
Müddessir suresi
Kıyamet suresi
İnsan suresi
Mürselat suresi
Nebe suresi
Naziat suresi
Abese suresi
Tekvir suresi
İnfitar suresi
Mutaffifin suresi
İnşikak suresi
Büruc suresi
Tarık suresi
Ala suresi
Gaşiye suresi
Fecr suresi
Beled suresi
Şems suresi
Leyl suresi
Duha suresi
İnşirah suresi
Tin suresi
Alak suresi
Kadir suresi
Beyyine suresi
Zilzal suresi
Adiyat suresi
Karia suresi
Tekasür suresi
Asr suresi
Hümeze suresi
Fil suresi
Kureyş suresi
Maun suresi
Kevser suresi
Kafirun suresi
Nasr suresi
Tebbet suresi
İhlas suresi
Felak suresi
Nas suresi
📝 Meal Seç
Meal seç
Ali Bulaç
Ahmed Hulusi
Bayraktar Bayraklı
Diyanet İşleri
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gültekin Onan
Hasan Basri Çantay
İbni Kesir
Muhammed Esed
Şaban Piriş
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Yaşar Nuri Öztürk
Mustafa İslamoğlu
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ali Rıza Safa
Süleymaniye Vakfı
Edip Yüksel
Mehmet Okuyan
Əlixan Musayev
Bünyadov-Məmmədəliyev
Ələddin Sultanov
Rashad Khalifa
The Monotheist Group
Edip-Layth
Mustafa Khattab
Al-Hilali & Khan
Abdullah Yusuf Ali
Marmaduke Pickthall
Abul A'la Maududi
Taqi Usmani
Abdul Haleem
Mohamed Ahmed - Samira
Muhammad Asad
Abdel Khalek Himmat
Progressive Muslims
Shabbir Ahmed
Syed Vickar Ahamed
Sahih International
Ali Quli Qarai
Bijan Moeinian
George Sale
Mahmoud Ghali
Amatul Rahman Omar
E. Henry Palmer
Hamid S. Aziz
Arthur John Arberry
Aisha Bewley
Sam Gerrans
Эльмир Кулиев
44
Duhan Suresi
Ali Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
1
Ha, Mim.
2
Apaçık Kitaba andolsun;
3
Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.
4
Ki onda (o gecede) her hikmetli iş ayrılır.
5
Katımızdan bir emir ile; doğrusu biz, (insanlara elçi) gönderenleriz.
6
Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.
7
Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
8
O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.
9
Hayır, onlar şüphe içindedirler; oynayıp oyalanıyorlar.
10
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
11
(Bu duman) insanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acı bir azabtır.
12
"Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz."
13
Onlar için öğüt alıp düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti.
14
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir."
15
Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.
16
Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacağız.
17
Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti;
18
"Allah'ın kullarını bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir elçiyim" (demişti).
19
"Allah'a karşı büyüklenmeyin; şüphesiz size apaçık, bir delil getiriyorum."
20
"Ve doğrusu ben, sizin taşa tutmanızdan benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan (Allah)a sığındım."
21
"Eğer bana inanmıyorsanız, bu durumda benden kopup ayrılın."
22
Sonunda Rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu günahkar bir kavimdirler" diye dua etti.
23
(Allah da:) "Öyleyse, kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, muhakkak takip edileceksiniz." (diye duasını kabul edip cevap verdi).
24
"Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
25
Onlar nice bahçeler ve pınarlar terketmişlerdi;
26
(Nice) Ekinler, güzel konaklar,
27
Ve içlerinde 'sevinç ve mutluluk içinde' yaşadıkları nimetler,
28
İşte böyle; Biz bunları başka bir kavime miras olarak verdik.
29
Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar(ın azabı) ertelenmedi.
30
Andolsun, biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azabtan kurtardık.
31
Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.
32
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
33
Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.
34
Muhakkak, bunlar da diyorlar ki:
35
"(Bütün her şey) Bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip kaldırılacak değiliz."
36
"Eğer doğru sözlüyseniz, şu halde atalarımızı getirin bakalım."
37
Onlar mı hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları yıkıma uğrattık. Çünkü onlar, suçlu günahkardı.
38
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye yaratmadık.
39
Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.
40
Şüphesiz o (hakkı batıldan, haklıyı haksızdan) ayırma günü, hepsinin (hesaba çekilecekleri) vakitleridir.
41
O gün, bir dost dosttan herhangi bir şeyle yarar sağlayamaz. Ve onlara yardım edilmez.
42
Ancak Allah'ın rahmet ettiği başka. Şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir.
43
Doğrusu, o zakkum ağacı;
44
Günahkar olanın yemeğidir.
45
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
46
Kaynar suyun kaynaması gibi.
47
"Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin."
48
"Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;"
49
"(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun."
50
"Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir."
51
Muttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir makamdadırlar.
52
Cennetlerde ve pınarlarda,
53
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
54
İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
55
Orada, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar;
56
Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.
57
Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.
58
Belki onlar öğüt alıp düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.
59
Öyleyse sen gözleyip bekle; elbette onlar da gözleyip bekliyorlar.