64
SURE

Tegabun Suresi

Hasan Basri Çantay • Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Allahı tesbih (ve tenzih) etmekdedir. Mülk Onun, hamd Onun, O, herşey'e hakkıyle kaadirdir.
2
O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kafir (oluyor), kiminiz mü'min. Allah ne yaparsanız, hakkıyle görendir.
3
Gökleri ve yeri, hakk (-u adl) in ikaamesine sebeb olarak, O yaratdı, size suuret verdi, hem suuretlerinizi de güzel yapdı. Dönüş ancak Onadır.
4
Göklerde ve yerde ne varsa bilir. Ne gizler, ne açıklarsanız onları da bilir. Allah göğüslerin içinde olan her gizliyi bile hakkıyle bilicidir.
5
Bundan evvel küfredib de işlerinin ağırlığını (dünyada, çekib) tadanların haber (ler) i gelmedi mi size? Onlara (ahiretde de) elem verici azab vardır.
6
Bu, şu hakıykat yüzündendir Peygamberleri onlara apaçık mu'cizeler getiriyorlardı da onlar "Bizi insan mı doğru yola götürecekmiş?" demişlerdi. Bu suretle küfretmişler, arka dönmüşlerdi. Allah ise hiçbir şey'e muhtac olmadığını göstermişdi. Allah her şeyden müstağnidir, her hamde (ancak O) layıkdır.
7
O küfredenler de öldükden sonra kat'iyyen diriltilmeyeceklerini (bir hakıykat gibi cahilane) iddia etdi (ler). De ki: "Hayır (öyle değil), Rabbime andolsun ki siz mutlakaa diriltileceksiniz. Sonra da yapdığınız şeyler behemehal size haber verilecekdir. Bu da Allaha göre kolaydır".
8
O halde Allaha, Onun peygamberlerine ve indirdiğimiz O nuura iman edin. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır.
9
(Evet, "yapdığınız şeyler mutlakaa size haber verilecekdir") O günde ki (Allah) o toplama günü için hepinizi bir araya getirecek. İşte bu, aldanma günüdür. Kim Allaha iman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa, O, bunun kötülüklerini örter, onu altlarından ırmaklar akan cennetlere — kendileri içlerinde ebedi, sermedi kalıcı olmak üzere — sokar. İşte büyük kurtuluş (ve seadet) budur.
10
O küfredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da ateşin — içinde ebedi kalıcı olarak — yaranıdırlar. O ne kötü gidiş yeridir!..
11
Allahın izni olmayınca hiçbir musiybet (gelib) çatmaz. Kim Allaha iman ederse (Allah) onun kalbini doğruya götürür. Allah herşey'i hakkıyle bilendir.
12
Allaha itaat edin. Peygambere itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz peygamberimizin üstüne düşen (vazife) ancak apaçık bir tebliğdir.
13
Allah odur ki kendisinden başka hiçbir tanrı yokdur. Onun için, iman edenler ancak Allaha güvenib dayansın (lar).
14
Ey iman edenler, eşlerinizin, evladlarınızın içinde hakıykaten size düşman (olanlar) da vardır. O halde onlardan sakının. (Bununla beraber) afveder, kusurlarını başlarına kakmaz, örterseniz şübhesiz Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
15
Mallarınız da, evladlarınız da sizin için ancak bir imtihan (mevzuu) dur. Allah ise, büyük mükafat Onun nezdindedir.
16
O halde gücünüzün yetdiği kadar Allahdan korkun, (öğütlerini) dinleyin. itaat edin. (Mallarınızdan Allah yolunda), kendinizin hayrı olarak, harcayın. Kim nefsinin (koyu) cimriliğinden korunursa işte onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir.
17
Eğer Allaha gönül hoşluğuyle ödüne verirseniz onu sizin için kat kat artırır. Hem sizi yarlığar da. Allah az (hayır) a çok mükafat verendir. Ceza hususunda acele etmeyendir O.
18
Gizliyi de, aşikarı da bilendir. Gaalib-i mutlakdır. Tam hukum ve hikmet saahibidir.