65
SURE

Talak Suresi

Hasan Basri Çantay • Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Ey peygamber, kadınları boşayacağınız vakit iddetlerine doğru boşayın. O iddeti de sayın. Rabbiniz olan Allahdan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de çıkarmasınlar. Meğer ki apaçık bir kötülük (meydana) getirmiş olsunlar. Bunlar Allahın hudududur. Kim Allahın hududunu (çiğneyip) aşarsa muhakkak ki kendisine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah bunun arkasından bir iş peyda ediverir.
2
Sonra (o kadınlar) müddetlerini doldur (mıya yaklaş) dıkları zaman onları ya güzellikle tutun, yahud güzellikle kendilerinden ayrılın ve içinizden adalet saahibi iki kişiyi de şahid yapın. (Ey şahidler siz de) şahidliği Allah için eda edin. İşte bu (yok mu?) Allaha ve ahiret gününe iman etmekde olanlara onunla öğüt verilir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) ona bir (kurtulub) çıkış yeri ihsan eder.
3
Onu haatır-u hayaline gelmeyecek bir cihetden de rızıklandırır. Kim Allaha güvenib dayanırsa O, kendisine yetişir. Şübhesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü ta'yin etmişdir.
4
Kadınlarınız içinden artık adetden kesilmiş olanlarla henüz adetini görmemiş bulunanlar (ın iddetlerin) de, eğer şübhe ederseniz, onların iddeti üç aydır. Yüklü kadınların iddetleri ise yüklerini vaz etmeleri (le biter). Kim Allahdan korkarsa O, kendisine (her) işinde, bir kolaylık verir.
5
İşte bu (nlar) Allahın size indirdiği emridir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) onun kusurlarını örter, onun mükafatını büyütür.
6
(Boşanan) o kadınları, gücünüzün yetdiği kadar, ikaamet etdiğiniz yerin bir kısmında oturtun. (Evleri) başlarına dar etmek (onları çıkmıya mecbur kılmak) için kendilerine zarar yapmayın. Eğer onlar yüklü iseler yüklerini koyuncuya kadar nafakalarını verin. Eğer (kendilerinden olan evladlarınızı) sizin faidenize emzirirlerse onlara ücretlerini verin. Aranızda (bu hususda) güzelce müşavere edin. Eğer güçlüğe uğrarsanız o halde (çocuğu) onun (nisabına) bir başka (kadın) emzirecekdir.
7
(Haali, vakti) geniş olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kendisine daraltılmış bulunan (fakir) de nafakayı Allahın ona verdiğinden versin. Allah hiçbir nefse, ona verdiğinden başkasını yüklemez. Allah, güçlüğün arkasından kolaylık ihsan eder.
8
Rabbinin ve Onun peygamberlerinin emrinden uzaklaşıb azmış olan nice memleket vardır ki biz onları en çetin bir hisaba çekmiş, onları akıllara şaşkınlık verecek bir azaba duçar etmişizdir.
9
İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.
10
Allah onlar (ın benzerleri) için (de) pek çetin bir azab hazırladı. O halde ey iman etmiş olan salim akıl saahibleri, Allahdan korkun. Allah size hakıyki bir zikir indirmiş.
11
İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanları karanlıklardan nuura çıkarmak için, bir (de) peygamber (göndermişdir ki) o, Allahın (her şey'i) açık açık bildiren ayetlerini size karşı (işte) okuyup durmakdadır. Kim Allaha iman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa (Allah) onu altlarından ırmaklar akan cennetlere, hepsi de içlerinde ebedi ve sermedi kalıcı olarak sokar. Allah ona hakıykat ne güzel rızık (ve sevab) vermişdir.
12
Allah, yedi göğü ve yerden de onların mislini yaratmış olandır. Emr (i) bütün bunların arasında durmadan iner. Allahın (bunları yaratması Onun) hakıykaten herşey'e kaadir olduğunu, ilmiyle hakıykaten herşey'i kaplamış bulunduğunu bilmeniz içindir.