24
SURE
Nur Suresi
⌄
⌄
1
2
Zina (evlilik dışı ilişki) yaşayan dişi ile zina eden erkek(e gelince). . . Her birine yüz değnek vurun! Eğer Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a ve sonsuz gelecek yaşam sürecine iman etmiş iseniz, Allah'ın Dininde (sisteminde) o ikisi ile ilgili acıma sizi engellemesin (bilakis bu ceza onlara rahmet ve sevginin sonucudur). . . İman edenlerden bir kısmı da o ikisinin azabına şahit olsun.
3
4
5
6
8
10
11
Muhakkak ki zina iftirasıyla gelenler (Hz. Ayşe r. a. 'a iftira eden münafıklar) sizden sırf o çirkin itham için bir araya gelen bir gruptur! Onu (iftirayı) sizin için bir şerr sanmayın! Bilakis o sizin için bir hayırdır. . . Onlardan her bir kişinin o suçtan kazandığı kendisinindir. Onlardan suçun büyüğünü üstlenen elebaşına gelince, onun için çok büyük azap vardır.
12
13
14
15
16
17
19
21
Ey iman edenler. . . Şeytanın adımlarına (bedenin dürtülerine) tabi olmayın! Kim şeytanın adımlarına tabi olursa (bilsin ki) kesinlikle şeytan fahşa (aşırı bedenselliği yaşamayı) ve münkeri (haddi aşmayı) emreder. . . Eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti olmasaydı sizden hiçbir kimse ebediyen arınıp gelişme gösteremezdi! Fakat Allah dilediğini arındırır. . . Allah Semi'dir, Aliym'dir.
22
23
24
25
26
Çirkin fikir ve davranış sahibi kadınlar, çirkin ahlaklı erkekler içindir; çirkin ahlaklı erkekler de çirkin fikir ve yaşam içindeki kadınlar içindir. . . Temiz, iyi fikir sahibi kadınlar, temiz erkekler içindir; temiz fikir sahibi erkekler, iyi fikir sahibi, saf kadınlar içindir. . . İşte bunlar, (o iftiracıların) dedikleri şeylerden uzak olanlardır. . . Onlar için bir mağfiret ve kerim bir yaşam gıdası vardır.
27
28
29
30
31
İman eden kadınlara da de ki: Nazarlarını sakınsınlar (cinsel arzuyla bakmaktan kaçınsınlar) ve cinsel organlarını korusunlar ve zinetlerini, ondan zahir olan müstesna, açığa vurmasınlar. . . Hımarlarını (başlarına örttükleri örtünün arkaya sallandırdıkları uçlarını, göğüs açıklıklarını kapatacak şekilde) öne getirsinler. . . (Allah'ın bahşetmiş olduğu) zinetlerini göstermesinler. . . Ancak (şu kimseler hariç): Kocaları yahut babaları yahut kocalarının babaları yahut oğulları yahut kocalarının oğulları yahut erkek kardeşleri yahut erkek kardeşlerinin oğulları yahut kız kardeşlerinin oğulları yahut kendi kadınları yahut sağ ellerinin malik oldukları (cariye) yahut ricalden erkekliği kalmamış ihtiyarlara sahibinden başka tabileri (hizmetçileri) yahut kadınların avreti üzere erkek çocuklar. . . Göğüslerine dikkati çekmek ve erkekleri tahrik amacıyla, yürürken ayaklarını vurmasınlar. . . Ey o iman edenler, hepiniz topluca Allah'a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.
32
33
Nikah (eş - imkanı) bulamayanlar da, Allah kendi fazlından onları zengin edinceye kadar iffetli olsunlar. . . Sahip olduğunuz kölelerden azatlık belgesi talep edenlerle -eğer onlarda bir hayır bilmiş iseniz- yazılı anlaşma yapınız ve onlara Allah'ın size verdiği maldan veriniz. . . Cariyeleriniz iffetli-namuslu kalmayı dilerler ise, dünya hayatının geçici menfaatini isteyerek fuhşa zorlamayın. . . Kim onları zorlar ise, muhakkak ki Allah onların bu yaptıklarından sonra (onlara) Ğafur'dur, Rahıym'dir.
34
35
Allah, semaların ve arzın nurudur (NUR, ilimdir - candır - datadır; semalar ve arzın hakikati ilimden {DATA} ibarettir)! O'nun nurunun (ilminin varlığı ve açığa çıkışı) misali şuna benzer: İçinde lamba (bilinç) bulunan bir kandil (beyin) gibidir. . . O lamba da bir sırça (şuur) kapsamındadır! O sırça (şuur) sanki inciden bir yıldız (yaradılış amacına göre işlevlenmiş Esma bileşimi) gibidir ki, doğu ve batıya (mekan ve zamana) ait olmayan mübarek bir ağaçtan (insani hakikatin), yani zeytinden (TEK'lik şuuruna sahip olması) tutuşturulur! O ağacın yağı (şuurdaki hakikat müşahedesi) neredeyse kendisine bir nar (arınma çalışmaları) dokunmasa da ışık saçar! Nur'un ala nur'dur (Esma ilminin birimsel ilim suretinde açığa çıkışı). . . Allah (insanın hakikati olan Esma mertebesi) dilediği kimseyi kendi nuruna (kendi hakikati ilmine) erdirir! Allah insanlar için misaller veriyor. . . Allah her şeyi (Esma özellikleriyle, o şey olduğu için) Bilen'dir.
36
37
(Onlar o) Ricaldir ki, kendilerini ne ticaret ne de (dünyevi) alışveriş Allah'ın Zikri'nden (hakikatlerini hatırlamaktan engelleyip), salatın ikamesinden (hakikatini yaşamaktan) ve zekatı vermekten (kendisindekini karşılıksız paylaşmaktan) alıkoymaz! Onlar, kalplerinde (şuurlarında açığa çıkan içsellikteki hakikat) ve gözleriyle görecekleri (afakta müşahede edilecek dışsal gerçeklik) nedeniyle, dönüşülecek süreçten korkarlar.
38
39
Hakikat bilgisini inkar edenlere gelince, onların çalışmaları da, çöllerdeki susayanın su sandığı serap gibidir! Nihayet ona (seraba, amellerine), (ölümü tadarak) ulaştığında, bir şey bulmaz! Allah'ı kendi indinde bulmuştur (Esma'sıyla hakikatinde olduğunu fark etmiştir ama ne yazık ki bunu değerlendirmekte geri dönüşü olmayan noktadadır)! (Allah da) ona geçmiş yaşantısının sonuçlarını tümüyle yaşatır! Allah Seriy'ul Hisab'dır (yapılanın sonucunu anında yaşatan)!
40
Yahut (onun yaşantısının getirisi), derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki, onu bir dalga kaplar, onun üstüne de başka bir dalga (onu bürür), bu ikinci dalganın üstünde de bulutlar! Birbirinin üstünde karanlıklar! (İçinde bulunan) elini dışarı çıkarsa, neredeyse onu göremez. . . Allah kimde nur (ilim) oluşturmamışsa (artık) onun nuru (ilmi) olmaz!
41
Görmedin mi ki, semalarda ve arzda ne varsa ve saf saf kuşlar, Allah'ı tespih eder (kulluk işlevini yerine getirmek suretiyle). . . Her biri kendi salatını (hakikati olan Esma bileşiminin gereğini yaşaması) ve kendi tespihini (salatının sonucu olan işlevi) gerçekten bilmiştir. . . Allah yaptıklarını (Esma'sıyla hakikati olarak) Aliym'dir.
42
43
Görmedin mi ki Allah bulutları (fikirler) sürüyor, sonra aralarını birleştiriyor (onları hikmetle bütünleştirip), sonra üst üste yığıyor (sistem ve düzen)! Böylece yağmurun (rahmetin) onların aralarından çıktığını görürsün. . . Semadan, dağlar misali bulutlardan (rahmet kaynağından) dolu (hakikat ilmi sağanağı) boşanır. . . Onu dilediği kimseye isabet ettirir, dilediği kimseden de çevirir! Onun şimşeğinin (tecelli-i zat'ı berki = anlık şuurda parlayan zata dönük hakikat müşahedesi) şiddetli parıltısı neredeyse görülesileri görülmez eder!
44
45
47
48
50
51
52
53
54
55
Allah, sizden iman eden ve imanın gereğini uygulayanlara vadetti ki: Onlardan öncekileri halife yaptığı gibi, arzda, onları da mutlaka halife yapacak. . . Kendileri için seçip - razı olduğu dinlerini (imana uygun yaşam tarzlarını) gene onlar için mutlaka yerleştirecek; korkularından sonra onları mutlaka emniyete sokacak. . . (Böylece) bana kulluk ederler, bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar! Bundan sonra kim hakikat bilgisini inkar ederse, işte onlar bozuk inançlıların ta kendileridir.
57
58
Ey iman edenler! Sağ ellerinizin malik olduğu kimseler ve sizden buluğa ermemişler, sizden üç defa izin istesinler. . . Sabah namazından önce, öğlen soyunuk olduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra. . . (Bunlar) sizin için üç soyunuk olduğunuz vakittir. . . Bunlardan sonra (bu üç vaktin haricinde) sizin ve onların üzerine bir suç yoktur. . . (Onlar) yanınızda dolaşırlar. . . İşte böylece Allah işaretlerini size açıklıyor. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.
59
60
61
Amaya, topala, hastaya sakınca yoktur. . . Siz de kendi evlerinizden yahut babalarınızın evlerinden yahut annelerinizin evlerinden yahut erkek kardeşlerinizin evlerinden yahut kız kardeşlerinizin evlerinden yahut amcalarınızın evlerinden yahut halalarınızın evlerinden yahut dayılarınızın evlerinden yahut teyzelerinizin evlerinden yahut anahtarlarına malik olduğunuz (kimselerin evlerinden) yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. . . Toplu halde yahut ayrı ayrı yemenizde de sizin üzerinize bir sakınca yoktur. . . Evlere girdiğinizde, Allah indinden mübarek, tayyib bir selamlama ile birbirinize selam verin. . . İşte böylece Allah sizin için işaretlerini açıklıyor ki aklınızı kullanasınız.
62
İman edenler ancak şu kimselerdir ki, Esma'sıyla hakikatleri olan Allah'a ve O'nun Rasulüne iman ederler. . . O'nunla beraber bir iş üzere olduklarında, O'ndan izin istemedikçe çekip gitmezler. . . Muhakkak ki senden izin isteyenler var ya, işte onlar Esma'sıyla hakikatleri olan Allah'a ve O'nun Rasulü'ne iman edenlerdir. . . Bazı işleri dolayısıyla senden izin istediklerinde, onlardan dilediğin kimseye izin ver ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
63
64
Dikkat edin! Muhakkak ki semalarda ve arzda ne var ise Allah içindir (O'nun Esma'sının açığa çıkması içindir)! Sizin ne (hal) üzere olduğunuzu gerçekten bilir. . . O'na rücu ettirilecekleri süreçte, onlara yaptıklarının ne olduğunu bildirecektir. . . Allah her şeyi (şey'lerin Esma'sıyla hakikati olarak) Bilen'dir.