And was at a distance of but two bow-lengths or (even) nearer;
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ
Fe kane kabe kavseyni ev edna.
#
kelime
anlam
kök
1
fe kane
kaldı
فَكَانَ
2
kabe
uzunluğu kadar
قَابَ
3
kavseyni
iki yay
قَوْسَيْنِ
4
ev
yahut
أَوْ
5
edna
daha yakın
أَدْنَىٰ
Ali BulaçKur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamıtr
Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.
Ahmed HulusiTürkçe Kur'an Çözümütr
İki yayın birleşimi (kab-ı kavseyn) veya Edna (daha da yakın) oldu!
Bayraktar BayraklıYeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Mealitr
- Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğinivahyetti.
Diyanet İşleriKur'an-ı Kerim Türkçe Mealitr
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.
Edip Yüksel (Eski Baskı)Mesaj: Kuran Çevirisitr
Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.
Elmalılı Hamdi YazırKur'an-ı Kerim ve Yüce Mealitr
"kabe kavseyni ev edna" oldu da
Elmalılı (sadeleştirilmiş)tr
Aradaki mesafe iki yay boyu oldu, hatta daha yakın;
Gültekin Onantr
Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.
Hasan Basri ÇantayKur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerimtr
(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,
İbni Kesirtr
İki yay kadar yahut daha da yakın oldu.
Muhammed EsedKur'an Mesajıtr
aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına.
Şaban PirişKur'an-ı Kerim Türkçe Anlamıtr
Araları iki yay kadar veya daha yakın idi.
Suat YıldırımKuran-ı Kerim ve Mealitr
(8-9) Sonra yaklaştı ve iyice sarktı. Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı.
Süleyman AteşKur'an-ı Kerim ve Yüce Mealitr
(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.
Yaşar Nuri ÖztürkKur'an-ı Kerim Mealitr
İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.
Mustafa İslamoğluHayat Kitabı Kur’antr
öyle ki, iki yay aralığı, hatta daha az bir mesafe kaldı:
Erhan AktaşKerim Kur'antr
Böylece iki yay aralığı kadar, hatta daha yakın oldu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)Kerim Kur'antr
Böylece yayın iki ucu kadar, hatta daha yakın oldu.
Ali Rıza SafaKur'an-ı Kerim Gerçektr
İki yay uzaklığı ölçüsünde veya daha yakın.
Süleymaniye VakfıSüleymaniye Vakfı Mealitr
(Muhammed ile) İki yayın tek kirişi gibi oldular; hatta daha da yakınlaştılar.
Edip YükselMesaj: Kuran Çevirisitr
Mesafe iki yay kadar veya daha yakın oldu.
Mehmet OkuyanKur’an Meal-Tefsirtr
İki yay arası kadar, hatta[1]daha da yakın olmuştu.
Əlixan Musayevaz
O, iki yay uzunluğunda, hətta ondan da yaxın məsafədə idi.
Bünyadov-Məmmədəliyevaz
(Onların arasındakı məsafə) iki yay uzunluğunda, bəlkə, ondan da yaxın oldu.
Ələddin Sultanovaz
O, (birləşdirilmiş) iki yay arası qədər, hətta daha çox yaxınlaşdı.
Rashad KhalifaThe Final Testamenten
Until He became as close as possible.
The Monotheist GroupThe Quran: A Monotheist Translationen
Until he became as near as two bow-lengths or nearer.
Edip-LaythQuran: A Reformist Translationen
Until he became as near as two bow-lengths or nearer.
Mustafa KhattabThe Clear Quranen
that he was only two arms-lengths away or even less.[1]
Al-Hilali & Khanen
And was at a distance of two bows’ length or (even) nearer.
Abdullah Yusuf Alien
And was at a distance of but two bow-lengths or (even) nearer;
Marmaduke Pickthallen
Till he was (distant) two bows' length or even nearer,
Abul A'la MaududiTafhim commentaryen
until he was two bows' length away, or nearer.[1]
Taqi Usmanien
so as he was at a distance like that of two bows (joined together), rather even nearer.
Abdul Haleemen
until he was two bow-lengths away or even closer––
Mohamed Ahmed - Samiraen
Until a space of two bow (arcs) or even less remained,
Muhammad Asaden
until he was but two bow-lengths away, or even nearer.
Abdel Khalek HimmatAl- Muntakhaben
Until the intervening distance between him and Muhammad was no more than two bows length or even closer
Progressive Muslimsen
Until he became as near as two bow-lengths or nearer.
Shabbir Ahmeden
Till he was but two bow-lengths away, or even closer. (The Divine Will and the will of the Messenger merged together, like the two of you join your bows as a bond of friendship (8:17)).
Syed Vickar Ahameden
And was at a distance of only two bow-lengths (of spiritual union) or even nearer;
Sahih International(Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)en
And was at a distance of two bow lengths or nearer.
Ali Quli Qaraien
until he was within two bows’ length or even nearer,
Bijan Moeinianen
of the universe…
George Saleen
until He was at the distance of two bows length from him, or yet nearer:
Mahmoud Ghalien
So he was at two bows (distance) or (even) closer (still).
Amatul Rahman Omaren
So that he became (as it were) one chord to two bows or closer still.
E. Henry Palmeren
until he was two bows length off or nigher still!
Hamid S. Azizen
Until he was two bows distant or closer still.
Arthur John Arberryen
two bows' length away, or nearer,
Aisha Bewleyen
He was two bow-lengths away or even closer.
Sam GerransThe Qur'an: A Complete Revelationen
And was at a distance of two bows’ length or nearer,
Эльмир Кулиевru
Он находился от него (Джибрил от Мухаммада или Мухаммад от Аллаха) на расстоянии двух луков или даже ближе.