51
SURE

Zariyat Suresi

Süleymaniye Vakfı • Süleymaniye Vakfı Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Zirveye tırmananlar
2
Yük altına girenler
3
Kolayca yol bulanlar
4
ve işi paylaştıranlar önemli olduğu gibi
5
Size verilen sözlerin doğruluğunda şüphe etmemeniz de önemlidir[1].
6
Evet, hesap verme günü gerçekleşecektir.
7
Yörüngelerle dolu gök de önemlidir.
8
Sizin çelişkili bir söylem içinde olduğunuzu bilmeniz de önemlidir
9
Hesap verme inancından çevrilen çevrilene.
10
Kurgularını gerçek gibi sunanlar kahrolsunlar.
11
Onlar bir beklentiyle hoş görünenlerdir[1].
12
Hesap verme günü ne zaman diye sorarlar.
13
Sordukları, kendilerinin ateşte yanacakları gündür!
14
O gün onlara; "Yaktığınız ateşin tadına varın; bir an önce gelmesini istediğiniz işte bu" denecek.
15
Kendini bozmamış olanlar[1] ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar,
16
Rablerinin (Sahiplerinin) ikramını alırlar. Onlar daha önce iyi davranan kimselerdi.
17
Geceleri az uyurlar.
18
Seher vakitlerinde bağışlanma dilerler.
19
Mallarından, isteyenlere ve yoksullara pay ayırırlar.
20
Kesin bilgi sahibi olmak isteyenler için yeryüzünde belgeler var!
21
Kendinizde de var; gözlemlemiyor musunuz?
22
Rızkınız göklerde; size söz verilenler de oradadır.
23
Göğün ve yerin Rabbinin (Sahibinin) hakkı için o (söz verilen şey), aranızdaki konuşmalar kadar gerçektir.
24
İbrahim'in ikramını gören konukların bilgisi sana ulaştı değil mi?
25
Hani yanına girmiş, "Selam!" demişlerdi. O (İbrahim): "Size de selam, tuhaf bir topluluksunuz" demişti.
26
Sezdirmeden hane halkına yönelmiş; besili bir buzağı (pişirtip) getirmişti.
27
Önlerine koydu; "Yemez misiniz?" dedi.
28
Hallerinden içine korku düştü. "Korkma" dediler ve ona, bilgili bir oğul müjdesi verdiler.
29
Karısı çığlık atarak döndü ve ellerini yüzüne vurarak: "Kocamış kısır bir kadından mı?" dedi.
30
"Aynen öyle; bunu Rabbin (Sahibin) söyledi" dediler. "O, doğru kararlar veren ve her şeyi bilendir"
31
İbrahim: "Elçiler! Asıl göreviniz nedir?" diye sordu.
32
"Günahkar bir topluluğa gönderildik" dediler.
33
"Üzerlerine (pişmiş) balçıktan taş yağdırmak için görevlendirildik."
34
"Rabbin (Sahibin) katında damgalanmış, aşırı davrananlara özel taşlar..."
35
Orada inananlardan kim varsa dışarı çıkardık...
36
Bir ev dışında Allah'a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık.
37
Üzüntü verici azaptan korkanlar için orada bir belge (ayet) de bıraktık.
38
Bir de Musa var. Onu açık bir delil (mucize) ile Firavun'a elçi gönderdik.
39
Firavun ve çevresi ona yakınlık göstermedi: "Ya büyücü, ya da cinlerin etkisine girmiş biri" dediler.
40
Nihayet Firavunu tuttuk, ordusuyla birlikte denizin içinde darmadağınık ettik. O sırada o, kendini kınıyordu.
41
Ad Kavmi hakkında da bilgin var. Hani üzerlerine köklerini kurutan bir rüzgar göndermiştik.
42
Üstünden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu.
43
Semud topluluğu da öyle. Onlara: "Bir süre oyalanın" denmişti.
44
Rablerinin (Sahiplerinin) emrinden uzaklaşıp büyüklenmişlerdi. Sonra göz göre göre onları yıldırımlar çarpmıştı.
45
Yerlerinden kalkamadılar, kimseden de yardım görmediler.
46
Daha önce Nuh'un toplumuna da (yardım edilmedi). Onlar da yoldan çıkmış bir topluma dönüşmüşlerdi.
47
Göğü ellerimizle bina gibi yaptık. Biz bunu yapacak güçteyiz.
48
Yeryüzünü de dayayıp döşedik. Onu ne güzel beşik yaptık[1].
49
Yarattığımız her şeyi iki eş olarak yarattık; belki bilginizi kullanırsınız.
50
"Öyleyse Allah'a (yoluna) koşun. Ben O'nun size gönderdiği doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.
51
"Allah'ın yanına başka ilah katmayın. Ben O'nun size gönderdiği doğruları açıklayan bir uyarıcıyım."
52
Hep öyle oldu; daha önce de hangi elçi gelse, ya büyücü ya da cinlerin etkisine girmiş dediler.
53
Ağız birliği mi yapıyorlar? Aslında, onlar azgınlar topluluğudur.
54
Artık onlarla ilgilenme; sen bundan dolayı kınanacak değilsin.
55
Yalnızca (Kuran'dan) bilgi ver. Çünkü o bilgi inananlar için yararlı olur.
56
Cinleri ve insanları, kulluğu sadece bana yapsınlar diye yarattım.
57
Onlardan ne bir nimet beklerim ne de beni doyurmalarını isterim.
58
Bütün nimetleri veren Allah'tır. O çok güçlüdür; sapasağlamdır.
59
Yanlış yapanların cezası (aynı suçu işleyen) arkadaşlarının cezasına denk ceza olacaktır ; acele etmesinler.
60
Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin), tehdit edildikleri gün gelince çekecekleri var.