45
SURE

Casiye Suresi

Elmalılı Hamdi Yazır • Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Ha, mim.
2
Kitab indirilmek o aziz, hakim Allahdan
3
Her halde Göklerde ve Yerde mü'minler için ayetler var
4
Hayvanatı tenevvü' ettirip üreterek sizi yaratmasında da yakin edinecek bir kavm için çok ayetler var
5
Gece ile gündüzün ıhtilafında ve Allahın Semadan bir rızk indirip de onunla Arzı ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgarları çevirmesinde de aklı olan bir kavm için bir çok ayetler var
6
İşte bunlar Allahın ayetleri, sana onları bihakkın okuyoruz. Artık Allahın ayetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar?
7
Veyl o her bir vebal yüklü sahtekara
8
Allahın ayetleri karşısında okunurken işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eyler, işte onu elim bir azab ile müjdele
9
Ayetlerimizden bir şey, ma'lumu olduğu vakıt da onu eğlenceye tutar, işte onlar için mühin bir azab var
10
Peşlerinde Cehennem ve onlardan ne kazandıkları bir şey def'edebilir, ne de Allahdan başka evliya edindikleri şeyler, hem onlara azim bir azab var
11
Bu bir irşaddır, rablarının ayetlerine küfredenler ise onlara en fenasından bir elim azab var
12
Allah odur ki sizin için denizi musahhar kıldı, onda emri ile gemiler aksın diye, hem fadlından talebde bulunasınız diye ve gerek ki şükredesiniz
13
Hem Göklerde ne var Yerde ne varsa hepsini kendinden olarak sizin için musahhar kıldı, şübhesiz ki bunda düşünecek bir kavm için ayetler var
14
Söyle iyman edenlere: Allah günlerini ümid etmiyen kimselere mağrifetle muamele etsinler, çünkü her kavmı kesibleriyle cezalandıracak
15
Her kim iyi bir iş yaparsa kendi lehine, her kim de kötü yaparsa kendi aleyhinedir, sonra hep döndürülüp rabbınıza götürüleceksiniz
16
Şanım hakkı için, biz vaktıyle Beni İsraile kitab vermiş, huküm vermiş, nübüvvet vermiştik ve kendilerini pak rızıklardan merzuk kılmıştık, hem alemlerin üstüne geçirmiştik.
17
Bu emirden onlara beyyineler de vermiştik, imdi ıhtilaf etmeleri sırf kendilerine ılim geldikten sonra aralarında bagy-ü ıhtırastan dolayıdır, muhakkak ki rabbın onların ıhtilaf edip durdukları şeyde Kıyamet günü beynlerinde hukmünü verecektir.
18
Sonra emirden bir şeriat üzere seni me'mur kıldık, onun için sen o şeriate ittiba' eyle de ılmi olmıyanların hevalarına uyma
19
Çünkü onlar Allahdan gelecek hiçbir şeyi senden defedemezler ve çünkü zalimler birbirlerinin veliyleri, Allah ise müttekilerin veliysidir.
20
Bu (Kur'an) insanlara basiret nurları ve yakin edinecek bir kavm için mahzı hidayet ve rahmettir
21
Yoksa o kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini o iyman edip salih ameller yapan kimseler gibi yapacağız, hayat ve mematlarını müsavi kılacağız mı sandılar? Ne fena hukmediyorlar!
22
Halbuki Allah o Gökleri ve Yeri hakk ile halk etti, hem de her nefsi hiç hakları yenmeksizin kazandığı ile cezalandırmak için
23
Ya şimdi baksan a o kimseye ki ilahını hevası ittihaz etmiş, Allah da onu bir ılm üzerine şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir, artık onu Allahdan sonra kim yola getirir? Hala da düşünmezmisiniz?
24
Hem dediler ki o hayat sırf bizim Dünya hayatımızdan ıbarettir ölürüz ve yaşarız ve bizi ancak dehir helak eder, halbuki buna dair bir ılimleri yoktur, onlar sade zannederler
25
Karşılarında açık açık beyyineler halinde ayetlerimiz okunurken şöyle demekten başka bir tutunacakları yoktur: haydi babalarımızı getirin doğru iseniz!
26
De ki size Allah hayat veriyor, sonra sizi o öldürür, sonra da sizi Kıyamet gününe toplayacak ve lakin nasın ekserisi bilmezler
27
Ve Allahındır bütün Göklerin ve Yerin mülkü ve o gün ki saat gelecek o gün o mubtıller hep husrana düşeceklerdir
28
Ve her ümmeti görürsün ki diz çökmüştür, her ümmet kitabına da'vet olunuyordur, bu gün o yaptığınız amellerin cezası verilecek
29
İşte kitabımız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah ediyorduk
30
İşte o iyman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimseler o vakıt onları rabları rahmeti içine koyacak, işte o fevzi mübin o
31
Küfredenlere gelince: değil mi karşınızda benim ayetlerim okunurdu da siz kibirlenmek istedinizdi ve mücrim bir kavm idiniz?
32
Hem Allahın va'dı haktır ve o saatın geleceğinde şübhe yoktur denildiğinde demiştiniz ki: bilmiyoruz saat nedir? Yalnız bir zandır zannediyoruz fakat biz yakin edinmiş değiliz
33
Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir
34
Ve denilmiştir ki bu gün biz sizi sizin bu gününüzün geleceğini unuttuğunuz gibi unutacağız, yatağınız ateştir ve sizin için yardımcılardan bir eser de yoktur
35
Bunun sebebi, çünkü siz Allahın ayetlerini eğlence yerine tuttunuz ve Dünya hayat sizi mağrur etti, onun için bugün ateşten çıkarılmazlar ve kendilerinden tarzıye de kabul edilmez
36
Binaenaleyh hamd, Allahın, o Göklerin rabbı, Yerin de rabbı rabbil'aleminin
37
Ve Göklerde, Yerde büyüklük onun, o öyle aziz, öyle hakim