3
SURE

Ali İmran Suresi

Edip Yüksel • Mesaj: Kuran Çevirisi
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
A1 L30 M40[1]
2
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur; Diridir, Gözetendir.
3
Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,
4
Bundan önce insanlara yol gösterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere çetin bir azap vardır. ALLAH Üstündür, İntikam Alandır.
5
Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz.
6
Rahimlerde size dilediği şekilde biçim veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; Üstündür, Bilgedir.
7
O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların tevilini yalnızca ALLAH bilir. İlim sahipleri de. "Hepsi Efendimiz katındandır, hepsini onayladık." derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz.[1]
8
"Efendimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın."
9
"Efendimiz, gerçekleşmesi kuşku götürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin." ALLAH sözünden dönmez.
10
İnkarcıların ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı hiçbir yarar sağlamaz. Onlar ateşin yakıtıdır.
11
Firavunun halkı veya onlardan öncekilerin durumu gibi... Ayetlerimizi (vahiy ve mucizelerimizi) yalanladılar ve ALLAH da onları günahları sebebiyle suçüstü yakaladı. ALLAH'ın cezalandırması şiddetlidir.[1]
12
İnkarcılara şunu söyle: "Yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz." Ne kötü bir konuttur.
13
Karşılaşan iki orduda sizin için bir ders var. Ordulardan birisi ALLAH yolunda savaşırken diğeri de inkarcı idi. Onları gözleriyle kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. ALLAH dilediğini zaferle destekler. Bunda görüş sahipleri için bir ibret vardır.
14
Kadınları, çocukları, yığınlarla altın ve gümüşü, eğitilmiş atları, davarları ve ekinleri sevmek gibi zevkler insanlara alımlı görünür. Bunlar dünya hayatının nimetleridir. Oysa gidilecek en güzel yer ALLAH katındadır.
15
De ki: "Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Erdemliler için Efendi'lerinin yanında altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuz kalacakları bahçeler, tertemiz eşler ve ALLAH'ın onayını kazanmaktan dolayı mutluluk vardır." ALLAH kulları görür.
16
Onlar ki: "Efendimiz, biz onayladık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru" derler.
17
Onlar, sabredenlerdir, doğru sözlülerdir, gönülden teslim olanlardır, insanlara yardım edenler ve seherlerde/gönülden bağışlanma dileyenlerdir.
18
ALLAH, kendisinden başka tanrı olmadığına şehadet eder; melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri de... O'ndan başka tanrı yoktur. Üstündür, Bilgedir.[1]
19
ALLAH tarafından onaylanan biricik din, barış içinde teslim olmak (İslam) tır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine bilgi geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenler için ALLAH hesabı çabuk görür.[1]
20
Seninle tartışırlarsa, "Ben ve beni izleyenler kendimizi ALLAH'a teslim ettik" de. Kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere (ümmilere), "Teslim oldunuz mu" de. Teslim olurlarsa, doğruyu bulurlar. Yüz çevirirlerse, görevin sadece duyurmaktır. ALLAH kulları görür.[1]
21
ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve halkın arasında adaleti savunanları öldürenlere acıklı bir azabı müjdele.
22
Onlar, dünya ve ahirette yaptıkları boşa çıkanlardır. Onlara yardım eden de olmayacak.
23
Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlara baksana, aralarında hükmetmeleri için ALLAH'ın kitabına çağrılıyorlar da onlardan bir grup yüz çevirip geri dönüyor.
24
Çünkü onlar, "Cehennem sayılı bir kaç günün dışında bize dokunmayacak" dediler. Uydurdukları şeyler onları dinlerinde böylece yanıltmıştır.[1]
25
Herkese kazandığının karşılığı haksızlık yapılmadan ödeneceği, gerçekleşmesinde kuşku olmayan o gün için onları topladığımızda halleri nice olacak?
26
De ki: "Yöneticilerin Yöneticisi olan Tanrım, yönetimi dilediğine verir, dilediğini de yönetimden indirirsin. Dilediğini yükseltir, dilediğini de alçaltırsın. Tüm iyilikler senin elinde. Sen her şeye gücü yetensin!"
27
"Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın."
28
Gerçeği onaylayanlar, iman edenleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim bunu yaparsa ALLAH ile bir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan korkmanız hali başka... ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. Dönüş ALLAH'adır.
29
De ki: "İçinizdeki düşüncelerinizi ister gizleyin, ister açıklayın, ALLAH bilir." Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. ALLAH'ın gücü her şeye yeter.
30
Gün gelecek, her kişi yaptığı her iyiliği önünde hazır bulacaktır. İşlediği her kötülük ile kendisi arasında uzun bir mesafe olmasını isteyecek. ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. ALLAH kullara şefkatlidir.
31
De ki: " ALLAH'ı seviyorsanız beni izleyin ki ALLAH da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir."
32
"ALLAH'a ve elçiye itaat edin" de. Yüz çevirirlerse, elbette ALLAH inkarcıları sevmez.
33
ALLAH Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini halkların arasından seçti.
34
Birbirlerinin soyundan olarak... ALLAH İşitir, Bilir.
35
İmran'ın karısı demişti ki: "Efendim, karnımdakini tamamıyla sana adadım, adağımı kabul buyur. Sen İşitensin, Bilensin."
36
Onu doğurunca, "Efendim, onu kız doğurdum" dedi - ALLAH onun ne doğuracağını biliyordu- "Erkek kız gibi değil. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu, kovulmuş sapkından koruman için sana yalvarırım."
37
Efendisi, adağını güzel bir şekilde kabul etti ve onu Zekeriya'nın himayesinde güzel bir çiçek gibi yetiştirdi. Zekeriya, odanın köşesinde onun yanına her girişinde yanında yiyecekler bulurdu. "Meryem, bunlar sana nereden geliyor" diye sorduğunda, "Bu, ALLAH katındandır. ALLAH dilediğine hesapsız rızık verir" derdi.
38
Zekeriya oracıkta Efendisine dua etti: "Efendim" dedi, "katından bana tertemiz bir soy ver, Sen duaları işitensin."
39
Tapınakta salat için durmuşken melekler ona, "ALLAH seni, ALLAH'ın Sözünü doğrulayacak, onurlu, iffetli ve erdemli bir peygamber olan Yahya ile müjdeliyor" diye seslendiler.
40
"Efendim, ben yaşlı ve karım kısırken nasıl olur da bir oğlum olur" deyince, o, "Evet; ama ALLAH dilediğini yapar" dedi.
41
"Efendim, bana bir alamet ver" dedi. "Alametin, üç gün işaretle anlaşmanın dışında halk ile konuşmamandır. Efendini çokça an, akşam sabah O'nu düşün, " dedi.[1]
42
Melekler şöyle demişti: "Meryem, ALLAH seni seçip arındırdı; seni tüm kadınların üzerine seçti.
43
"Meryem, teslim ol, secdeye kapan, eğilenlerle birlikte eğil."
44
Bunlar, sana vahiy ettiğimiz metafizik haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kura çekerlerken sen onların yanında değildin; çekiştikleri zaman da sen onların yanında değildin.
45
Melekler demişti ki: "Meryem, ALLAH seni kendisinden bir Söz ile müjdeliyor. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da ahirette de önderlerdendir ve yakın olanlardandır.[1]
46
"Beşikteyken de büyüyünce de insanlarla konuşacak ve iyilerden olacak."
47
"Efendim! Bana bir beşer dokunmamışken nasıl olur da çocuğum olur" deyince, şöyle cevap verdi: "ALLAH dilediğini böyle yaratır. Herhangi bir şeyin olmasını dilediği an ona ‘Ol' der ve o şey oluverir.
48
"Ona kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek.
49
"İsrail oğullarına gönderilen bir elçi olarak: ‘Ben size, Efendinizden bir kanıt ile geldim. Size balçıktan kuş heykeli yapıp ona üflerim ve ALLAH'ın izniyle bir kuş oluverir. ALLAH'ın izniyle körü ve cüzzamlıyı iyileştirir, ölüyü diriltirim. Ne yediğinizi ve evlerinizde neler biriktirdiğinizi size bildirebilirim. Onaylayacaksanız bu kanıtlar sizin için yeterlidir.
50
" ‘Benden önceki Tevrat'ı doğrulamak ve size haram edilen bazı şeyleri helal etmek için gönderildim. Size Efendinizden bir kanıt getirdim. ALLAH'ı dinleyin ve beni izleyin.
51
" ‘ALLAH benim de Efendim, sizin de Efendiniz; O'na hizmet edin. Budur doğru yol.'"[1]
52
İsa onlardan inkarcı bir tavır sezince, "ALLAH yolunda kim bana yardımcı olacak" dedi. Öğrencileri, "Biz ALLAH'ın yardımcılarıyız; ALLAH'ı onayladık. Müslüman oluşumuza tanık ol" diye karşılık verdiler.
53
"Efendimiz, indirdiğini onayladık ve elçiye uyduk, bizi tanıklar listesine yaz!"
54
Tuzak kurdular, ALLAH da tuzak kurdu. ALLAH tuzak kuranların en iyisidir.[1]
55
ALLAH İsa'ya şöyle demişti: "Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtaracağım ve sana uyanları Diriliş Günü'ne kadar inkar edenlerin üzerinde tutacağım. Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim."
56
"Kafirleri ise dünyada ve ahirette şiddetli bir şekilde cezalandıracağım; yardımcıları da olmayacak."
57
Gerçeği onaylayıp erdemli bir hayat sürenlere gelince, ödülleri tam olarak ödenecek. ALLAH zalimleri sevmez.
58
Sana bu okuduklarımız, ayetlerden ve hikmetli mesajdandır.
59
ALLAH'a göre İsa'nın örneği, Adem'in örneği gibidir; topraktan biçimlendirdikten sonra ona "Ol" dedi ve o da oldu.[1]
60
Bu, Efendinden gelen gerçektir; kuşkulananlardan olma.
61
Sana gelen bu bilgiden sonra her kim bu konuda seninle tartışırsa, de ki: "Gelin, çocuklarımızı, çocuklarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı çağırarak bizlerle sizler bir araya gelelim ve sonra ALLAH'ın lanetinin yalancıların üzerine olması için lanetleşelim.
62
İşte, söylentilerin gerçeği bu. ALLAH'tan başka hiçbir tanrı yoktur ve elbette ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.
63
Yüz çevirirlerse, elbette ALLAH bozguncuları bilir.
64
De ki: "Kitaplılar! Bizimle sizin aranızda aynı olan bir ilkeye geliniz: ALLAH'tan başkasına hizmet etmeyelim ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birimiz diğerini ALLAH'tan sonra Efendiler edinmesin." Kabul etmezlerse, "Şahit olun, biz Müslümanlarız!" deyin.[1]
65
Ey kitap halkı, neden İbrahim hakkında tartışıp duruyorsunuz? Oysa İncil de Tevrat da ondan sonra indirildi. Aklınızı kullanmaz mısınız?
66
Bilgi sahibi olduğunuz konularda tartışıp duruyorsunuz! Peki hakkında hiçbir bilgiye sahip olamadığınız bir konuda nasıl tartışabiliyorsunuz? Siz bilmeyebilirsiniz; ama ALLAH bilir.
67
İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan; tektanrıcı bir Müslümandı. Hiçbir zaman ortak koşanlardan olmadı.
68
İnsanların İbrahim'e en yakın olanları, onu izleyenler, bu peygamber ve iman edenlerdir. ALLAH iman edenlerin egemeni ve dostudur.
69
Kitap halkından bir grup sizi saptırmak ister. Onlar sadece kendilerini saptırıyor. Farkında bile değiller.
70
Kitap halkı! Tanık olduğunuz halde neden ALLAH'ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?
71
Kitap halkı! Neden doğru ile yanlışı birbirine karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
72
Kitap halkından bir grup dedi ki: "Gerçeği onaylayanlara indirilmiş olana gündüzün başında onaylayın ve sonunda inkar edin. Böylece belki dinlerinden dönerler."
73
"Sizin dininize uyandan başkasını onaylamayın." Sen de onlara, "Hidayet ALLAH'ın hidayetidir" de. "Size verilenin benzerinin bir başkasına verildiğini de onaylamayın; yoksa Efendiniz hakkında sizinle tartışma hakkı kazanırlar" derlerse, "Lütuf ALLAH'ın elindedir, dilediğine verir" de. ALLAH Cömerttir, Bilendir.
74
Rahmetini dilediğine özgü kılar. ALLAH Büyük Lütuf Sahibidir.
75
Kitap halkından öylesi var ki kendisine yığınla emanet bıraksan sana aynen öder. Fakat onlardan öylesi de var ki kendisine bir dinar emanet etsen, başına dikilip durmadıkça geri ödemez. "Ümmilere karşı bizim bir sorumluluğumuz yok" dedikleri için böyle davranıyorlar ve bile bile yalanlarını ALLAH'a yakıştırıyorlar.[1]
76
Kim sözünü yerine getirir ve erdemli bir yaşam sürerse, bilsin ki ALLAH erdemlileri sever.
77
ALLAH'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata değişenlerin ahirette bir payları yoktur. ALLAH onlarla konuşmaz, Diriliş Günü'nde onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Onlar için acıklı bir azap var.
78
Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bükerek kitaba benzetmeye çalışır ve ALLAH katından olmadığı halde, "Bu ALLAH katındandır" derler. Bile bile, ALLAH adına yalan söylerler.
79
ALLAH'ın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiçbir insan, "ALLAH'tan sonra bana da hizmet ediniz" diye halkı kendisine çağırmaz. Aksine, "Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Efendisine adayan kullar olun" der.
80
Ve size, melekleri ve peygamberleri Efendiler edinmenizi de emretmez. Siz Müslüman olduktan sonra, size hiç inkarı emreder mi?[1]
81
ALLAH peygamberlerden (nebilerden) şöyle misak almıştı: "Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi (resul) geldiğinde onu onaylayacak ve onu destekleyeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi" demişti. Onlar "Kabul ettik" deyince, "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.[1]
82
Bundan sonra kim dönerse yoldan çıkmıştır.
83
ALLAH'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa ister istemez O'na teslim olmuştur ve hepsi O'na döndürülecektir.
84
De ki: "ALLAH'ı, bize indirileni, İbrahim'i, İsmail'i, İshak'ı, Yakub'u ve torunlara indirileni; Musa'yı, İsa'yı ve peygamberlere Efendi'leri tarafından verilenleri onayladık. Onların hiçbiri arasında ayrım yapmayız ve biz O'na teslim olanlarız."[1]
85
Kim İslam'dan (Tanrı'ya barış içinde teslim olmaktan) başka bir din ararsa kendisinden kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır.
86
Gerçeği onayladıktan, elçinin doğru olduğuna tanık olduktan ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkar eden bir toplumu, ALLAH nasıl olur da doğruya iletir? ALLAH zalim toplumu hidayete ulaştırmaz.
87
Onlar, ALLAH'ın, meleklerin ve insanların toplu lanetini hak etmişlerdir.
88
Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
89
Ancak, bundan sonra yönelip durumlarını düzeltenler başka. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
90
Gerçeği onaylamalarından sonra inkar edip de inkarlarında ileri gidenlerin tövbeleri kabul edilmez; onlar artık tümüyle sapmış demektir.
91
İnkar edip inkarcı olarak ölenler, dünya dolusu altını fidye olarak verseler dahi kendilerinden kabul edilmeyecektir. Onlar acıklı bir azabı hak ettiler ve hiçbir yardımcıları da olmayacak.
92
Sevdiğiniz şeylerden ekonomik yardım olarak vermedikçe erdemli bir kişi olamazsınız. Her neyi verirseniz ALLAH mutlaka onu bilir.
93
Tevrat indirilmeden önce İsrail kendisine haram kılıncaya kadar İsrail oğullarına tüm yiyecekler helal idi. "Doğru sözlülerseniz Tevrat'ı getirip okuyun" de.
94
Artık kim yalanları ALLAH'a yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.
95
De ki: "ALLAH doğruyu söyler; İbrahim'in tektanrıcı dinine uyun. O ortak koşanlardan olmadı."
96
Halk için kurulan ilk ev, tüm halklara bir hidayet kaynağı olan Bekke'deki kutlu evdir.[1]
97
Orada apaçık işaretler var: İbrahim'in (putperestliğe karşı) duruş yeridir. Oraya giren güvenlik içinde olmalı. Halktan yolculuğa gücü yetenler o Ev'i ALLAH için konferansa gitmekle yükümlüdür. Kim inkar ederse bilsin ki ALLAH kimseye muhtaç değildir.
98
De ki: "Kitap halkı, ALLAH yaptıklarınıza tanıkken neden ALLAH'ın ayetlerini tanımıyorsunuz?"
99
De ki: "Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden ALLAH'ın yolunu değiştirmeye yeltenerek iman edenleri saptırıyorsunuz? ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir."
100
Gerçeği onaylayanlar! Kitap halkından bir kısmına uyarsanız gerçeği onaylamanızdan sonra sizi inkarcılığa döndürürler.
101
ALLAH'ın ayetleri size okunduğu ve O'nun elçisi aranızda olduğu halde nasıl olur da inkar edersiniz? Kim ALLAH'a sarılırsa dosdoğru yola iletilmiştir.
102
Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'ı gereğince dinleyin ve Müslümanlar (Tanrı'ya barış içinde teslim olanlar) olarak ölün.
103
ALLAH'ın ipine topluca sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin. ALLAH'ın size olan nimetini anımsayın. Siz birbirinize düşmanlar idiniz de kalplerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi ondan kurtardı. Yola gelesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklıyor.
104
İçinizde, iyiliğe çağıran, sağduyuyu öğütleyen ve kötülükten sakındıran bir topluluk olsun. Bunlar başaranlardır.
105
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var.[1]
106
O gün bazı yüzler aklanır, bazı yüzlerse kararır. Yüzleri kararanlara: "Gerçeği onayladıktan sonra inkar mı ettiniz? İnkarınızdan dolayı azabı tadın."
107
Yüzleri aklananlar ise ALLAH'ın rahmeti içindedir. Orada sürekli kalırlar.
108
Bunlar, sana dosdoğru olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir. ALLAH hiç kimseye zulmetmek istemez.
109
Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır ve tüm işler ALLAH tarafından kontrol edilir.
110
Siz, halk için çıkarılmış en iyi topluluksunuz. İyiliği öğütler, kötülükten sakındırır ve ALLAH'ı onaylarsınız. Kitap halkı onaylasaydı kendileri için iyi olurdu. İçlerinde iman edenler olmakla birlikte çoğunluğu yoldan çıkmıştır.
111
Size hakaretten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa dönüp kaçarlar; kendilerine yardım da edilmez.
112
Nerede bulunurlarsa bulunsunlar - ALLAH ile bağlantı kuranlar veya halk ile bağlantı kuranlar hariç- horlandılar. ALLAH'ın gazabını hak ettiler ve yoksulluğa mahkûm edildiler. Zira onlar, ALLAH'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Tüm bunlar, karşı gelmeleri ve sınırı aşmalarının bir sonucu idi.
113
Ancak hepsi bir değil. Kitap halkından dosdoğru bir grup var ki geceleri ALLAH'ın ayetlerini okuyup secde ederler.
114
ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylarlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar. İşte onlar iyilerdendir.
115
Yaptıkları hiçbir iyilik karşılıksız kalmayacaktır. ALLAH erdemlileri çok iyi bilir.
116
İnkar edenlerin ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateşin halkıdır ve orada sürekli kalıcıdırlar.
117
Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahveden dondurucu bir rüzgar gibidir. ALLAH onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
118
Gerçeği onaylayanlar, size kötülük etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya düşmenizi isteyen kimseleri sırdaş edinmeyin. Ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri ise daha büyük. Size ayetleri açıkladık; düşünürseniz,
119
İşte sizler, onlar sizi sevmediği halde onları sevenlersiniz! Üstelik siz kitabın tümünü onaylarsınız. Sizinle karşılaştıkları zaman "Gerçeği onayladık" derler, yalnız kaldıklarında ise size olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden canınız çıksın." Kuşkusuz ALLAH göğüslerin özünü Bilendir.[1]
120
Size bir iyilik dokunsa onlara üzüntü verir, başınıza bir kötülük gelse ona sevinirler. Zorluklara karşı direnir ve erdemli davranırsanız entrikaları size hiçbir zarar vermez. ALLAH tüm yaptıklarını kontrol eder.
121
Hani sen, sabah erkenden ailenden ayrılarak iman edenleri savaşta tutacakları noktalara yerleştiriyordun. Elbette ALLAH İşitir, Bilir.
122
Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. Gerçeği onaylayanlar ALLAH'a güvensin.
123
Nitekim siz zayıf durumda iken, Bedir'de, ALLAH size yardım edip zafere ulaştırdı. Teşekkürünüzü belirtmek için ALLAH'ı dinlemelisiniz.
124
Gerçeği onaylayanlara şunları diyordun: "İndirilmiş üç bin melek ile Efendinizin sizi desteklemesi size yetmez mi?"
125
Evet, güçlüklere karşı direnir ve erdemli davranırsanız size şu anda ani bir baskın yapsalar, Efendiniz sizi eğitilmiş beş bin melek ile destekler.
126
ALLAH bunu, kalbinizi yatıştıracak bir müjde olsun diye anlatıyor. Zafer, yalnızca Güçlü ve Bilge olan ALLAH katındandır.
127
Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.
128
Tövbelerini kabul etmesi veya işledikleri zulümden dolayı onları azaplandırması seni ilgilendirmez.
129
Göklerde ve yerde bulunan her şey ALLAH'ındır. Affedilmeyi hak edeni affeder, cezayı hak edeni cezalandırır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
130
Gerçeği onaylayanlar, faizi kat kat arttırılmış olarak yemeyin. Başarılı olmak için ALLAH'ı dinleyin.[1]
131
İnkarcılar için hazırlanmış olan ateşten sakının.
132
Merhamet edilmeniz için ALLAH'a ve elçiye uyun.
133
Efendiniz tarafından bağışlanmaya, eni göklerle yeri kapsayan ve erdemliler için hazırlanmış olan bahçeye doğru koşun.
134
O erdemliler ki bollukta ve darlıkta yardım için para harcarlar, öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını görmemezlikten gelirler. ALLAH iyilik yapanları sever.
135
Onlar ki bir günah işledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman ALLAH'ı anımsar ve günahları için bağışlanma dilerler -zaten ALLAH'tan başka kim günahları bağışlayabilir ki?- ve onlar bile bile günah işlemeye devam etmez.
136
Onlara, Efendi'lerinden bağışlanma ve altından ırmaklar akan bahçelerle karşılık verilir; orada sürekli kalırlar. Çalışanların ödülü ne güzeldir.
137
Sizden önce de yasalar uygulanmıştı. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun ne olduğunu görün.
138
Bu, insanlara bir bildiri, erdemlilere de bir yol gösterici ve öğüttür.
139
Gevşemeyin, üzülmeyin; Gerçeği onaylıyorsanız üstün sizsiniz!
140
Size bir sıkıntı dokunduysa, düşman topluluğa da benzeri bir sıkıntı dokunmuştur. Böyle günleri, halkın arasında döndürüp duruyoruz ki ALLAH iman edenleri ayırsın ve sizden bazılarını şahitler edinsin. ALLAH zalimleri sevmez.
141
ALLAH böylece iman edenleri sağlamlaştırır ve kafirlerin gururunu kırar.
142
ALLAH aranızdaki çalışanları ortaya çıkarmadan, sabredenleri ayırmadan bahçeye gireceğinizi mi sandınız?
143
Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat şimdi onu gördüğünüz halde bekliyorsunuz.
144
Muhammed sadece bir elçidir ve ondan önce de nice elçiler gelip geçmiştir. Ölür yahut öldürülürse geriye mi döneceksiniz. Dönekler ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH şükredenleri ödüllendirecektir.
145
ALLAH'ın izni olmadan hiç kimse ölemez. Ölümün belirlenmiş bir süresi var. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.
146
Nice peygamberler var ki yanlarında kendilerini Efendi'lerine adamış birçok kişi ile birlikte savaştılar. ALLAH yolunda başlarına gelenden ötürü gevşemediler, yılmadılar, boyun eğmediler. ALLAH direnenleri sever.
147
Sözleri yalnızca şuydu: "Efendimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve inkarcı topluluğa karşı bize zafer ver."
148
ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.
149
Ey iman edenler, inkar edenlere uyarsanız sizi gerisin geriye döndürürler ve kaybedenlerden olursunuz.
150
Hayır, sahibiniz ve dostunuz (mevlanız) ALLAH'tır. O, yardım edenlerin en iyisidir.[1]
151
Güçsüz ve yetkisiz kişileri ALLAH'a ortak koştukları için inkarcıların kalplerine korku salacağız. Yerleri ateştir. Zalimlerin durağı ne kötü!
152
ALLAH size verdiği sözde durdu ve nitekim izniyle onları darmadağın ettiniz. Ama, sevdiğinizi size gösterdikten sonra duraksadınız, savaş hakkında birbirinizle çekiştiniz ve emirleri dinlemediniz. Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz de ahireti... Sonra, sınamak için sizi onlardan çevirdi ve her şeye rağmen sizi affetti. ALLAH'ın iman edenlere nimeti boldur.
153
Elçi arkanızdan çağırmasına rağmen siz hiç kimseye dönüp bakmaksızın tepeyi tırmanıyordunuz. Yitirdiklerinize ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz diye size keder üstüne keder verdi. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.
154
Sonra o üzüntünün ardından, içinizden bir grubu sakinleştiren güven dolu bir uykuyu üzerinize indirdi. Bir kısmınız bencilce kendi derdine düşmüş, cahiliye döneminde olduğu gibi ALLAH hakkında yanlış düşünceler üretiyor ve, "Bu işte bir karar yetkimiz olsaydı öldürülmezdik" diyordu. "Tüm yetki ALLAH'ındır" de. Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlardı. "Bizim bir yetkimiz olsaydı burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, aranızda ölmesi kararlaştırılanlar devrilecekleri yere doğru sürüneceklerdi." ALLAH böylece göğüslerinizdekini dener ve kalplerinizdekini arıtır. ALLAH en gizli düşünceleri bilir.
155
İki ordunun çarpıştığı gün geriye dönenlerinizi yaptıkları bazı işlerden dolayı sapkın kaydırmak istemişti. Ancak ALLAH onları affetti. ALLAH gerçekten çok Bağışlayıcı, çok Şefkatlidir.
156
Gerçeği onaylayanlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için, "Bizimle kalsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. ALLAH bu tip düşünceyi kalplerinde bir üzüntü kaynağı yapar. Yaşatan da öldüren de ALLAH'tır. ALLAH yaptıklarınızı Görüyor.
157
ALLAH yolunda ölür yahut öldürülürseniz, ALLAH'ın bağışlaması ve rahmetine kavuşmuş olursunuz ki bu onların tüm topladıklarından daha iyidir.
158
Ölürseniz de öldürülürseniz de ALLAH'ın huzuruna çıkarılacaksınız.
159
ALLAH'ın sana bir bağışı olarak onlara yumuşak davrandın. Kaba ve katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır giderlerdi. Onları affet, bağışlanmalarını dile ve yapılacak işler hakkında onlara danış. Karar verince de ALLAH'a güven; ALLAH güvenenleri sever.[1]
160
ALLAH sizi desteklerse hiçbir güç sizi yenemez. Sizi terk ederse, artık size kim yardım edebilir ki? Gerçeği onaylayanlar ALLAH'a güvensin.
161
Bir peygamber ganimet mallarını zimmetine geçiremez. Kim hakkından fazlasını alırsa diriliş günü o fazlalıkla gelir. Sonra herkese kazandığının karşılığı tam ödenir ve haksızlığa uğratılmazlar.
162
ALLAH'ın rızasını gözeten bir kimse ALLAH'ın öfkesine uğrayıp cehennemi boylayan gibi olur mu? O ne kötü bir yerdir!
163
Onlar ALLAH katında derece derecedir. ALLAH yaptıkları her şeyi görmektedir.
164
ALLAH iman edenlerin içinden, onlara ayetlerini okuyan bir elçiyi göndermekle iyilikte bulundu. Onları arındırıyor, onlara kitap ve bilgelik öğretiyor. Oysa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler!
165
Uğradığınız zararın iki katını verdiğiniz halde, "Bu da niçin" dediniz. De ki: "musibet, kendi tarafınızdandır." ALLAH her şeye Kadirdir.
166
İki ordu çarpıştığı gün başınıza gelenler ALLAH'ın izniyle oldu. Gerçeği onaylayanlar böylece ayırt edilir.
167
İkiyüzlüler de böylece açığa çıkarılır. Kendilerine, "Gelin, ALLAH yolunda savaşın ya da katkıda bulunun" denildiğinde, onlar, "Savaştan anlasaydık size katılırdık" dediler. O an onlar onaydan daha çok inkara yakın idiler. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Halbuki ALLAH onların gizlediğini çok iyi biliyor.
168
Onlar oturup, akrabaları için şunu söylediler: "Bize uysalardı öldürülmeyeceklerdi." De ki: "Ölümü kendinizden savın da doğru sözlü olduğunuzu kanıtlayın."
169
ALLAH yolunda vurulanları ölü sanmayın; bilakis onlar Efendi'leri katında nimetler içinde diridirler.[1]
170
ALLAH'ın onlara bolca verdiği nimetlerle neşe içindedirler. Kendilerine daha katılmamış yoldaşlarına bir korku ve üzüntü olmadığını müjdelemek isterler.[1]
171
ALLAH'ın bol nimetini ve ALLAH'ın iman edenlerin ödülünü yitirmeyeceği gerçeğini müjdelemek isterler.
172
O iman edenler ki, savaşta yara aldıktan sonra bile ALLAH'ın ve elçisinin çağrısına uydular. İyilik yapıp erdemli davrananları için büyük bir ödül var.
173
Onlar ki insanlar kendilerine, "Halk size karşı birleşip harekete geçmiş; korkun onlardan" dediklerinde, bu onların ancak onaylamasını arttırır ve şöyle derler: "Bize ALLAH yeter; o ne güzel Koruyucudur."
174
Böylece, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, ALLAH'tan bir nimet ve lütufla geri döndüler. ALLAH'ın rızasını gözetmişlerdi. Büyük lütfun sahibi ALLAH'tır.
175
Sapkın ancak kendi dostlarına korku verir. Onlardan korkmayın, benden korkun; gerçekten onaylamışsanız.
176
İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek diliyor. Onlar için büyük bir azap var.
177
Gerçeği onaylamayı bırakıp küfrü satın alanlar ALLAH'a hiçbir zarar veremezler ve onlar için acıklı bir azap var.
178
İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var.
179
ALLAH iman edenleri şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'ı ve elçilerini onaylayın. Gerçeği onaylayıp erdemli davranırsanız size büyük bir ödül var.
180
ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.
181
"ALLAH fakir, biz ise zenginiz" diyenlerin sözünü ALLAH işitmekte. Söylediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini kaydedeceğiz ve "Yakıcı azabı tadın" diyeceğiz.
182
"Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur." Kuşkusuz ALLAH kullara karşı zalim değildir.
183
Onlar, "Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiyi onaylamamamız konusunda ALLAH bizden söz aldı" diyorlar. De ki: "Benden önce, apaçık delillerle birlikte bu dediğinizi de size getiren elçiler geldi. Sözünüzün eriyseniz niçin onları öldürdünüz?"[1]
184
Seni yalanlarlarsa, senden önce apaçık deliller, bilgelik dolu kitaplar (zebur) ve aydınlatıcı kitap getiren elçiler de yalanlanmıştı.
185
Herkes ölümü tadacaktır. Diriliş Günü ödülleriniz size eksiksiz olarak verilir. Kim ateşten kurtarılıp bahçeye sokulursa, zafer kazanmış olur. Dünya hayatı ancak aldatıcı bir zevkten ibarettir.
186
Mallarınızla, canlarınızla sınanacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok hakaretler işiteceksiniz. Direnir ve erdemli bir hayat sürerseniz büyük iş yapmış olursunuz.[1]
187
ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir alışveriş!
188
Sanma ki verdikleriyle gururlanan ve yapmadıkları şeylerden ötürü övülmeyi sevenler, evet sanma ki onlar azaptan kurtulacak. Onlara acıklı bir azap var.
189
Göklerin ve yerin egemenliği ALLAH'ındır. ALLAH her şeye Kadirdir.
190
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde akıl sahipleri için ayetler var.[1]
191
Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken ALLAH'ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: "Efendimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru."[1]
192
"Efendimiz, sen kimi ateşe sokarsan elbette onu rezil etmişsindir. Zalimlere yardım eden olmaz."
193
"Efendimiz, biz, ‘Efendinizi onaylayın' diye onaylamaya çağıran bir davetçiyi işittik ve onayladık. Efendimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al."
194
"Efendimiz, elçilerin yoluyla bize söz verdiğin şeyi ver, diriliş gününde bizi rezil etme. Sen sözünden hiç caymazsın."
195
Rab'leri onlara cevap verdi: "Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence ve hakarete uğrayanlar, vuruşanlar, öldürülenler... Onların kötülüklerini örteceğim ve onları içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğim. ALLAH'tan bir karşılık olarak... En güzel karşılık ALLAH'ın yanındadır.
196
İnkarcıların ülkelerdeki egemenliği seni aldatmasın."
197
Bu kısa süreli bir yararlanmadır, sonra cehennemi boylayacaklar; ne kötü bir durak!
198
Rab'lerini dinleyenler için içlerinde ırmaklar akan bahçeler var. ALLAH tarafından bir konut olarak orada ebedî kalacaklar. İyiler için ALLAH'ın yanında bulunanlar daha hayırlıdır.
199
Kitaplıların öyleleri var ki ALLAH'a, size indirilene ve kendilerine indirileni onaylarlar. ALLAH'a karşı derin saygıya sahiptirler. ALLAH'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. Onların ödülleri Efendi'lerinin yanındadır. ALLAH hesabı çabuk görendir.
200
Gerçeği onaylayanlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin.[1]